Basit olsa

Basit olsa hayat
Fazla konuşmaya gerek kalmasa
Gözüne bakmak yetse
Özleyince girip koynuna sarılsa,
Elini uzatınca tutsa,
Yalnız kalmak isteyince bir kapı arkası kadar yakın olsa
Seviyorum seviyorum kadar basit olsa
Kaçmasa, 
susmasa, 
Keşke basit olsa hayat,
Geçmişi,  geleceği bırakıp
Şimdi kadar basit olsa
Hiçbirşey kadar tamamı olsa
Herşey kadar bir olsan
Bir sen  olsan…
Hayat bu kadar basit olsa…

Mevlana ile Sohbet

Ey Mevlâna-i Rumi!
Biliyorum ki sen duyuyorsun beni.
Ben seni sen olduğun için değil,
Seni ben olduğun için sevdim…
A. B.

Her adem rahim de büyür amma
Yüreğinde yaşamaya nasibi olmaz.
Beni gönlüne yakın tutanı,
Aşkı benden uzak olmaz.
ch. M.C.R.

Söyle bana beni durduran ne,
Gökleri kara bulutlarla saran ne,
Yüreğimi ateşiyle yaktıran ne,
Yok mu beni senin yanına aldıran ne?
A.B.

Ne seni sana mahkum eder,
Ne de denizi göklere mahçup eder,
Yüreğine yağmuru yağdıracak meçhul değil,
Tek olan O’nun aşkından başka değil.”
ch. M.C.R

Peki kalbimi sıkmak niye?
De ki nefsimi kırmak diye,
Beni saran derimi yakmak niye?
Ne ki öncesi? Yuvamı yıkmak niye?
Yok mu cevabı? Yok mu sahibi?
A. B.

Zeki isen yüreğindir mektebi
Ne öncesi Ne Öteki,
Tek isen sensin haseki,
O’dur Aşkın Tek sebebi.
Olma Yaradandan müşteki,
Sen Bir isen, O’dur Tek sahibi,
Kim ki o gıyabi sahibi
Dar-ı dünya O’na tevabi…
Ch.M.C.R

Söyle bana, Ne yaptım?
Bu kadar okudum, çalıştım
Hata ise sevmek, başka ne yaptım?
A.B.

Senin beyanındı herkesi sevmek
Ne oldu ahmak cahil olanlara
Ne oldu ruhunda vahşet olanlara
Kim sanırsın onları yaradan,
Zanneder misin onlar
O istemeden olur?
O “güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur.
Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır.” İncil/Matta5
Yalnız O’nu sevenleri sever isen, ödülün ne olur?
Şimdi sen söyle bana
Ne oldu ahd ü peymanına?
Neden sen de hor gördün?
Benim gibi üzerinde atmar gördüğüm agyara,
Ch. M.C.R.

Okuduklarını anlamadılar,
Öğretilenleri dinlemediler,
Ben hala okuyorum bu eksik aciz bedenimi tamamlamaya
Okuduklarımı daha iyi anlamaya.
A.B.

Ben değil miyim “Sen Anlamazsın” diye kelam eden alim-i Şemse
Arayan Ben değil miyim cevabını “Nasıl ıslanmadı bunlar?” diye ab-ı zende 

Sen bilir misin ben ne yaptım?
Okudum okudum anlamadım
Kitaptan kitaba arama yaptım
Beni gören Şems-i Tebrizi dedi ki:
“Aradığın şey o kitaplarda değil,
aradığın şeyi okuyarak bulamazsın.
Sende eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın.
Aradığın şeyi Dünya’da arayacaksın,
aradığın şeyi yüreğinle bulacaksın.
Dünya’da ki tüm kitaplar, tüm hesaplar,
kafa oyunları, saifelerce laflar,
sevginin yerini tutmaz.
Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın…”
Ch. M.C.R.

Nedir yolum benim
Sensin yanında oturduğum yerim
Beni sen, seni ben yap
Horluğumu siyah üzerinde ak yap.
A.B.

Temiz suyun aklayamadığı
Ruhu ahbes edendir
Hor gören nefret edendir
Ruhunu arındıran oruç tutup nefsine dur diyendir
Kalbini aklayan ise Aşk ile yanıp vazgeçmeyendir.
Ch. M.C.R.

Dua

Her şey o kadar acı ki
boş kalıp haber okumak yaramıyor bana.

memleketime mi ağlayım?
88 yıl önce öngörülüpte tutulamayan vazifeyemi?

Bir ananın babanın bakmaya kıyamadığına
İşkence ile tecavüz edip öldürenlerin varlığına mı?

Memleketinin geleceği için
sadece konuştuğu için ölen evlatlarımıza mı?

Okumak kadar basit iken cevabı,
bir hayvan olmaya yetemeyecek cehalalete mi?

25 yıl önce kalbime yerleştirdiğim ile sınanmama mı?
Yoksa kalbimde biriktirdiğim özleme mi?

“Eğer sevda bu demekse
Ben vazgeçtim, beni sevmeyin”

Aşk ile TEK olanı BİLE ikiye ayırmış kadın erkek diye
Adamdan adam olmayacak insanoğlu
Hepimizin yüreğine dolup boğsa gözyaşlarından tufanlar,
kendi canına tek söz söylemeye “ne hakkın var” deseler
canımız öylesine yansa…

Yaradanın adını anmaya korkuyorum
Etrafa dolmuş Allah adını şeytan için kullananlar

Ey BİR Olan Yaradan!
Öylesine doluyum ki
“Bir bulut olsam, yüklenip yağsam”
Hiç bir gemi olmasa kurtaracak

hırsızlar, namuzsuzlar, katiller
hıyanet içinde olanlar
evladını korumak için büyü yaptıranlar
ders olsun diye tokat atanlar
tembeller, asalaklar,
İyiler kötüler
Geberip gitsek hep beraber…

Bir tek sen değilsin evlatlarından hayır görmeyen
zaman herşeyin ilacıdır
SEN bile unutursun emeklerini, hatıralarını, Aşklarını…

Jail of Heart

There’s nothing to say, 
when you don’t have right to
in a Jail of heart.
Lying down on a concrete cold bed of consciousness.
Thinking and reflecting
in a darkness of loneliness.
Hoping for a visitor
instead of a dripping memories
Just a simple act of loveliness…
A. B.

Hakkım yokmuş

Uzaktan da olsa sıcaklığını,  
gülüşünü,  
mutluluğunu hissetmek ve bilmek içimi rahatlatıyordu. 
Uzaktan sevebilmeyi beceriyordum Cemal Süreyya’nın dediği gibi…
Bakışların üzgün. 
Ardı ardına resimlerin ağlıyor. 
Yıllarca ne hissettiğini bildiğimin, 
ne düşündüğünü bile bilmiyorum.  
Neyin var diyemiyorum… 
Tek kelime edemiyorum. 
Kelimelerimi sen mi yakıyorsun,  
yoksa seni sevenler mi?  
Tek kelime yazamıyorum.
Ben seni çok özledim.
Benim hiç hakkım yokmuş… 
kulağımda çınladıkça 
nerede yandığını biliyorum.
A. B. 02.18.2015

Kedi gibi

Bir kedi olsam,
sürünsem yüzüne
koklayıp yavaş yavaş
çeksem içime seni
uyurken sen usul usul
koysam başımı göğsüne
müziğim olsa kalbinin atışı.
her ağladığında çekinmeden
kucağına alıp sarılacağın
Bir kedin olsam.

Umutsuz Yer

Tasmasından çekilmiş öyle bir yere bağlanmışım ki
Ayak altı
Sensizlik eziyor beni
Yalnızlık üşütüyor beni,
kuyruğumu kıstırmışım öyle bir yere sinmişim ki

Özlem

Nefes alamıyorum
nasıl bu kadar özledim seni anlayamıyorum.
unuturum zannetmiştim
tam tersi seni her an içimde hissetmenin beni avuttuğunu anlamamışım
artık o da yok.
yoksun
sensizlik içime işledi
dayanamıyorum
ağlayamıyorum
nefes alamıyorum

Kaçış

Nereye gitsem
bütün yollar beni sana götürüyor.
ayrı ayrı işlerim müşterilerim
çalışanım patronum
anamı bile kaçırdım kapından
vapurda bile saklandım zorundan

ne sen istiyorsun ne ben
Allahım, peki sen ne istiyorsun
benden

bütünüm

Öğle tatiline çıktım
locaya gittim, evimdeyim bütünüm
karşıya geçtim mantı yedim, ara sokakta denize karşı, bütünüm
kitapçıya gittim yeni açılmış D&R, bütünüm

saat 8’de eksik kaldım, üşüdüm,
yürüdüm otelime

mekanlar mı bütünlüğüm
saf mıyım neyim

Mira

12 Ekim 2014 17:29
Mira devri için bekleme
Bitti bitecek derken
Güneş doğdu erken.

Kolay

Sevene ceza vermek ne kolay!
Sus çevir başını bitsin olay

Değiştir yolunu seni görmesin
Özledim seni bile diyemesin

Cezalandır aşkı bildir haddini
Kır kalbini
Özlemek dile kolay
hıçkırık patlasın içinde
Sevmeyene ceza vermek kolay…

Advice about Love

I must be getting old. Someone just asked me advice about Love. “Do you think I am in Love? Would you consider what I am feeling is Love?”

I know what I do not know. I was never able to express love in words in my poems. However, life is like a poker game. You can play safe and quit when you are winning in which feeling you call love. For real love; you have to wait! Wait until you can go All In! You will either win everything or lose everything.

Doğum günü

Keşke gerçekten kardeşim olsaydın,
Hiç olmazsa yerine koysaydın,
Arada sırada arayıp sorsaydın.

Zaten kim sormuş?
Ali abi olmak zormuş…

Barış -ıs-sız şehirleri susturup
Söylenmemişleri kitaplara doldurup
Baharın son gülünü soldurup
Anlamı kurumuş yağmurları durdurup
Senede bir gün, olmasaydın.

“İyi ki doğmuşsun,  doğum günün kutlu olsun”
Yerine…

Yeni bir gün olarak,
Dağların ardından,
Her gün sen doğsaydın.

Yakın gibiyim

şimdiden çok özledim,

siliniyor gibi dünyadan, ruh gibiyim,
dokunamıyorum bu kadar yakınken

kuş gibiyim bir orda bi burdayım
sen neredeysen ben ordayım

elini tutuyorum görmüyorsun, yok gibiyim
dudaklarındaki lokmayım,
bana sorsan tok gibiyim