Midnight Visitor

Bir şairi neden ziyaret ediyorsun?
Kimse aramaz sormaz iken,
Ne yazmasını istiyorsun?
Neden ağlıyorsun?

Analık yapamadım
Sütümü emzirtemedim,
Her ağladığında göğsüme alıp sevemedim.
Elinden tutup yürütemedim.
Ben analık yapamadım, ona ağlıyorum.

Evladım beni özlüyor.
Her an yanlarında degilmişim gibi, kendini yalnız hissediyor,
Analık yapamadım, o yüzden bana yakarıyor,
Utancımı yüzüme vuruyor!
Evladım beni özlüyor!
Ona ağlıyorum!

Ne analar gördüm bu dünyada…
Kimi konken masasını evladına tercih eder,
Kimi can verir doğururken, yine de bir dakika bırakmaz yalnız.
Sil göz yaşlarını
Her karanlık gecenin ardından güneş doğar,
Güneş ol evlatlarına
Işığını ve sıcaklığını hissedecekler.
Sil göz yaşlarını…

Missing Story


3) 10:08 AM
Little Mike was enjoying his bike along the side streets of his home. His father Richard was watching from the distance while he was drinking his coffee. A man named John jumped from the side, pushed Mike to the ground. While little Mike crying in pain from the scratches made from the fall, his father was able to run from the distance. Richard punched this stranger, broke his nose, cursed at him and asked him never to be around ever.

What is missing in the story?








1) 9:10 AM
An angel appeared to John right after he left early Sunday service at his church. Angel told him that he will need to make a decision very soon regarding if he will save a little boy’s life or not. John said that of course he would. An angel smiled and said that no good deed can be made without any sacrifices. An angel said that John needs to take a drastic action to save this boy’s life which will hurt the boy, and will end up greatly hurting John himself. The worst part is that nobody would know that he had saved the little boy’s life. John said that he would save the boy’s life no matter what.

2) 10:06 AM
John was passing an intersection where he saw a truck speeding down the road where little boy was heading with his fast bike. John ran and ran with all his power, pushed Mike to the side right before he enters the intersection. Truck passed without anyone notices.
– The old driver who was blocking your way when you were trying to catch your appointment that you missed
– The young waitress who pour a soda on your most expensive suit right before you head to a theater
You can fill this list with your own experiences. How many times you cursed to angel’s touch when your life is saved?
However, at the end, this had to happen this way in order to save that boy’s life. Dad had to react like 95% of you would. The point here is still make the attempt to save even if you will be hurt or denied.

Nico


Nico herkes tarafından saygı gören, her şeyin doğrusunu bilen, ve boş vakitlerinde mahallesindeki çocuklara ders veren hayırsever bir doktordu. Her gün onlarca insanın hayatını kurtarıyordu, hastalıklarını iyileştiriyordu. Derslerinde ise bir sürü çocuk yetiştiriyor onlara hayatın gerçeklerini anlatıyordu. Dünyanın her tarafının sularla çevrili olduğunu ve ucuna giderler ise düşüp öleceklerini öğretiyordu ki hayatta hata yapmasınlar istiyordu. Dünya’yı taşıyan öküzün ayağının her an takılabileceğini ve fırtınalar kopup seller basacağını anlatıyordu. Oğlu Aris 10 yaşında, babasına zeka bakımından pek de benzemeyen bir çocuktur. Kafası hiç çalışmadığı için devamlı azarlanan hor görülen bir evlat. Güneşin doğuşunun ve batışının dünyanın yuvarlak olmasından olacağını düşünecek kadar da aptaldı. Babası küçükken öldü. Babasız kaldı. Hayatın doğrularını öğrenemedi. Yapayalnız kaldı. Elinden tutan olmadığı için babasının uygun gördüğü öğretmen ile de tanışamadı. Çaresizlik içinde bir okula gitti. 20 sene okuduğu bu okulda ise ona hiç bir şey öğretmediler. İlk kapıdan girdiği vakti hiç unutmayan Aris’e bir öğretmeni şöyle demişti: “Aklını serbest bırak. Biz sadece sana gideceğin yolunu gösterebilir, geçeceğin kapıya eşlik ederiz. Bizim doğrularımız senin doğruların değildir. Sen sadece kendin ol! Kendi kapını kendin aç, kendi günahını kendin işle, kendi sevabını kendin yap.”

Aristotle, babası Nicomachus’un uygun gördüğü hayat yerine Plato akademisinde ona verilmeyen hayatı yaşadı. Kendi hayatını…

Siz kiminkini yaşıyorsunuz?
Kimin tanrısına tapıyorsunuz?
Kimin dinine?
Kimin inancına?
Öküzün ayağının takılmasına az kaldı, biliyor musunuz?
Altınızdaki diskin kayıp düşmesine.
Ama benim ne haddime,
sizin doğrularınızı ezip geçmeye.
Siz her şeyin doğrusunu bilirsiniz.
Ben Aptal Aris
Dünya öküzün boynuzları üzerinde.
“Tek bir söz bile söylemeye hakkım yok”

Uzağa Yakınlaşmışım

Bekledim gelmedin bu sefer,
Sensiz geçmedi hiç keder,
Yokluğun hissettirdi
yaşlanıyorum
Sessiz geçecek sevinçlerim
Uzağa çok yakınlaşmışım…


Bebek


Seni çok özledim.
Seninle üşümeyi, titremeyi,
Buz gibi ellerini ellerimle ısıtmayı özledim.
Sahilde arkandan koşarak seni yakalamayı,
Kumlu yüzünü yıkamayı,
Denizde oynamanı özledim.
Yemem diye direttiğin lokmaları uçak yapmayı,
İnadının yüzünde bıraktığı somurtuyu,
Uykun gelince göğsümde ağlayarak uyumanı,
Gecenin bir yarısı nefesinle beni uyandırmanı özledim.
Ben seni çok özledim.


Beklemek


Benzini bitmekte olan araba gibi hissediyorum. Karnıma ağrılar giriyor. bitse de kurtulsak.

canınız sıkılır ama neden olduğunu anlamazsanız ya,

etrafda dolaşırsınız yerinizde oturamazsınız. 
Öyle bir his var içimde bir süredir. 
Bir sonraki benzin istasyonunu bekler gibi…

Ağzını açıp nefes alamadığında,

canlı canlı gömülmüş gibi, 
karanlık, soğuk. 

Sevdiklerin dokunulacak kadar yakın olduğu halde hiç göremeyeceğin. 
Umutsuz bir aşk ile kalbin acıyor. 
Günlerce ağlasan da yorumlayamıyorsun.

El Nino

Suya doyacaksın dünya,
üzerinde çalışıyorum.

Varlık ve Yokluk


Ya sen varsın ben yokum
Ya ben varım sen yoksun

Yokken kitap yazmak
Varken susup ağlamak

Varlık ile yokluk arasında…

Bile bile gömülmek


Ağzını açıp nefes alamadığında
Kalbini verip geri alamadığında

Geleceği 20 sene önce yazıp yorumlayamadığında
Evladına bir öpücük verip kucaklayamadığında

Denizin neden deniz olduğunu anladığında
Ve hayatın ne kadar kısa olduğunu anladığında

Ne kadar daha kısalabileceğini bilmek ne güzel…

Madende gömülüyorum…

Büyüyen Şiir

Minicik elleri sardı parmağımı
bırakma dedi beni hiç gözleri ile
Boynunu eğmiş bir boğa önünde
Boynuma sarıldı yumucuk gözleri ile
Söğütlüçeşme bağladı yağmuru denize
Oluk oluk gözyaşları ile
1994

Şiirler bile büyüyor
zamanı döndürsem
hiç bırakmasam o minik elleri
Sabah beni uyandırsa baba diye
hiç uyanmasam bu şiirden
2014

Inner self


I keep seeing myself in a dream having the following conversation with my inner self. 
– I have something that I prepared 13 years ago.
– It’s for me,  is not it?
– I don’t know who it is for.
– but I know that it is for me. I feel it. It is mine. Show it to me
– you cannot tell about this to anyone…
– OK

– Do they have to be apart? 
– I feel that I will be far a way.

At the end you will tell your family in a dinner table which will be one of the reasons why I have to be far away.

I  wake up crying.

Knowing the future… It is you… 

I will ask you today: – I have something that I prepared 13 years ago.
We will stop talking…

Gel de yazma

Gel de yazma… Kalemsiz kalmış çiçekler, mahsun ve ürkek.


Nightmares: Accident


I see a car accident in my dreams that I wake up crying. It happens between Bursa and Izmir. Is it past or future? 

But someone is asking me to interfere. It must be future. Is it possible to stop it from happening ?  Is it the right thing to do?

C says it’s possible if I am willing to give up my own life.  Even if I don’t lose my life,  I won’t be appreciated by my friends.  They will never realize the sacrifice I made. They will not know the reality. They will stay away from me.  Am I still willing to interfere?

I cannot let them to go through this pain so young of an age.  I interfere.
What a dream…I will make fool out of myself.

Yalnızlık Senfonisi

Bu şarkıyı ben dinlememeliyim.
Çok etkileniyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorum.
Şiirler gelecek biliyorum.
Soğuk ve ıslak geçecek bütün yaz,
Neden olduğunu da bilmemeliyim.

Beni biliyorsun


Yıllarca fısıldadım rüyalarımda
mısralarımı minicik kulaklarına

ben bunu duymuştum diyeceksin
ezberlemiş de unutmuş gibi hissedeceksin