Vakit Siz

Hayat kısa derler,
Anı yaşa derler,
Vakit-siz gelince anlarsın,
Vadesi dolmadan giderler,

Adını Enis koydum, oğlum,
Geliyor artık yanıma dostum,
Üzülme, rakı sofrası eksik kalsın,
Latife et üzüntümüz sessiz yaşansın.

-Bodrum

Doğum günü yalnızlığı

Doğum günümü yalnız kutladım,
Çocuklarım ve kardeşlerim eksik,
Sessiz müziğin sözü kesik.

“Havva” dedim unuttun,
Sesimi havlama,
Doğduğum yeri kebapçı zannettin.

“Ali” dedim bulamadın,
Işığın ile ilaç olamadın,
Halayım dedim yabancı zannettin.

Karşılama

Muallim Mustafa çattı kalın kaşlarını,
Seslendi oğluna silsin diye yaşlarını,

Kızının yolu Yaradanın taktiridir,
Mualla mertebeye çıkma vaktidir,

Git dedi hastaneye, karşıla kızını,
Ertelesen de değiştiremezsin alın yazısını,

Taht-ı Maarif sahibi, Sultanların sultanı derlerdi kendisine,
Şiir gibi dökülüyordu yüreğine, evlat acısı sessizcesine,

Dün gibiydi Adana’da, doğumhane kapısında,
Sabah rüzgarı gibi, yüzünü güldüren kaşla göz arasında,

Üç yılda bitirmişti hikayesini, karanlıkta kayboluyordu,
Dokuz yaşında Tunceli pazarında, tanıdık yüz arıyordu,

Babasını görmüş gibi sarıldı ışığa
“Babacım” dedi, “sana hikayemi anlatacağım…”

Havva

Yolunu kaybet bir gün,
Ayağın takılsın boş duran taşıma,
İki kelime bul yazacak bugün,
Parmakların dokunsun göz yaşıma.

Geçmiş zaman olsun cümlelerin,
“Seni sevdim” de bana,
Şifa olsun sözlerin canıma.

Kara bulutlar altındaki bu hava sürgün
kağıt kayık yaptım kızıma
Boşver çamur olsun ellerin, senin adın Havva
Rüyalarımda değil misin gelen sen yanıma

Geçmiş zaman olsun cümlelerin
Sensizlik uzaklık bana
Sessizliğin ise, dokunuyor kanıma.

Yanlışlık

Bir telefon açsan yanlışlıkla,
‘Seni yanlışlıkla aradım’ desen,
‘Olur böyle şeyler’ desem,

Yanlışlıkla
sesini duysam…

Zafer

21 Aralık 2012 oldu bitti
dünya ise sona ermedi
kimisi için takvim bitti,
kimisi için yeni başladı
Ben ise sizi hiç yalnız bırakmadım.

Kalbinizde aşk olsun
Siz sevdiğiniz sürece tüm insanları
Zafer hep sizinle
Hem burada hem orada.

Bugün kraliçeme dokunacağım.
Bir yabancı gibi sarılacağım
Nerdeydin diyemeyecek

Gök su olmuş
Deniz bulut

Bodrum

Gitme bile diyemiyorum
Ama gitme Bodrum’a

Tatil değil zehir olur
Benim yüreğim deniz iken,
Senin varlığın sel olur

Yolcu

Yolcu etmeye öbür dünyaya
giden ben miyim
Mesafeleri yürüyerek yaya
Biten yol ben miyim?

Son yolun sonu değil
Başlangıç ise konu değil
Güle güle… Diyen sen değil

Vakit gelince duran ben miyim?

Veda

Az kaldı demek
Yolcu yolunda gerek
Salı’ya ben yetişemem
Ama bana ne gerek?

Budur gideceğin yol
Sevabınla
Günahınla
Korkma

Ben hem burada, hem oradayım

Arka Baş

Gözünün içine baka baka
“seni seviyorum” dedim arkadaşımın.
bakamadı
iki kelimeyi yan yana getiremedi
arka başını alıp
yüzümdeki tebessüm ile
ayrıldım kalbinden.

Olmamalı

Nefes almak bu kadar zor olmamalı
Gözlerim bu kadar çabuk dolmamalı
 Bir yol olmalı…

Bana gelip sorduğunda
Konuşacak bir şey olmamalı
Ne affedecek,
Ne de bir damla bile gözyaşını tutabilecek
kalp olmamalı
Öyle kırılmalı ki
Sana söyleyecek tek söz kalmamalı

Kalbini Unutmak

Kalbinin parçası olan birisini yoketmek
kalbindeki bir kanseri kesip atmak gibi.
Nasıl bir can acısı
Nasıl bir kırgınlık
Haberi bile yokken
Ne kadar zoruna gider
Hakaret etmesi susarak
Senden bir parça yok artık
Ne bende
Ne sende.

Kırık

Sadece sevdikleri kırıyor insanı
Tek söz etmeden
karanlık bastıkça yama yapmaya çalışıyor insan
yaptıkça bitiyor
siliniyor sonsuza kadar
İnadıma yalvarıyorum unutmamak için

Uzun gün

Bugün uzun bir gün.
Konuşmak için, sarılmak için ve en önemlisi düşünmek için.
Çatır çatır kırılsan bile, kalbinin sesiyle ağlayabilmek için bile…
uzun bir gün.
Hayata anlam vermek için,
ucuz bir gülücüğü seni sevene hediye etmek için uzun bir gün.
Yarandan akmakta olan kanı bitirecek kadar uzun bir gün.
Güneş batmadı bugün. Batamadı…
Yandı, yandı ve yandı.
Kor gibi yüreği, baktı, baktı.
Gözlerin şişip kapanana kadar,
güneş bile batmadı…

Yalnızlık

Güneşin ilk ışıkları pencereden süzülürken
Göğsünde bir sıcaklık seni uyandıran üzülürken,
Aldığın nefes, duymak istediğin ses,
Yediğin lokma, içtiğin su,
Dalga sesleri eşliğinde
Güneşin batışını seyredip
Dertsiz olmaktır elin elimde.
Yalnızlık sensiz olmaktır
Aklından geçmemek
Geçtiğinde de sessiz olmaktır
Mahkûm ettiğin gözlere,
Uzun uzun bakmaktır
Resimlerin elimde, elin elinde.