Veda

Az kaldı demek
Yolcu yolunda gerek
Salı’ya ben yetişemem
Ama bana ne gerek?

Budur gideceğin yol
Sevabınla
Günahınla
Korkma

Ben hem burada, hem oradayım

Arka Baş

Gözünün içine baka baka
“seni seviyorum” dedim arkadaşımın.
bakamadı
iki kelimeyi yan yana getiremedi
arka başını alıp
yüzümdeki tebessüm ile
ayrıldım kalbinden.

Olmamalı

Nefes almak bu kadar zor olmamalı
Gözlerim bu kadar çabuk dolmamalı
 Bir yol olmalı…

Bana gelip sorduğunda
Konuşacak bir şey olmamalı
Ne affedecek,
Ne de bir damla bile gözyaşını tutabilecek
kalp olmamalı
Öyle kırılmalı ki
Sana söyleyecek tek söz kalmamalı

Kalbini Unutmak

Kalbinin parçası olan birisini yoketmek
kalbindeki bir kanseri kesip atmak gibi.
Nasıl bir can acısı
Nasıl bir kırgınlık
Haberi bile yokken
Ne kadar zoruna gider
Hakaret etmesi susarak
Senden bir parça yok artık
Ne bende
Ne sende.

Kırık

Sadece sevdikleri kırıyor insanı
Tek söz etmeden
karanlık bastıkça yama yapmaya çalışıyor insan
yaptıkça bitiyor
siliniyor sonsuza kadar
İnadıma yalvarıyorum unutmamak için

Uzun gün

Bugün uzun bir gün.
Konuşmak için, sarılmak için ve en önemlisi düşünmek için.
Çatır çatır kırılsan bile, kalbinin sesiyle ağlayabilmek için bile…
uzun bir gün.
Hayata anlam vermek için,
ucuz bir gülücüğü seni sevene hediye etmek için uzun bir gün.
Yarandan akmakta olan kanı bitirecek kadar uzun bir gün.
Güneş batmadı bugün. Batamadı…
Yandı, yandı ve yandı.
Kor gibi yüreği, baktı, baktı.
Gözlerin şişip kapanana kadar,
güneş bile batmadı…

Yalnızlık

Güneşin ilk ışıkları pencereden süzülürken
Göğsünde bir sıcaklık seni uyandıran üzülürken,
Aldığın nefes, duymak istediğin ses,
Yediğin lokma, içtiğin su,
Dalga sesleri eşliğinde
Güneşin batışını seyredip
Dertsiz olmaktır elin elimde.
Yalnızlık sensiz olmaktır
Aklından geçmemek
Geçtiğinde de sessiz olmaktır
Mahkûm ettiğin gözlere,
Uzun uzun bakmaktır
Resimlerin elimde, elin elinde.

Resim

Onbeş gün resmine bakmak ile,
Onbeş gün de yeni bir resim beklemek ile,
Geçiyor resmen bir resim ile.

Bir ay bir yıl geçmiş derken
zaman geçmemiş
Ben hep aynı yerde
Bir resim

A.B.

Deniz

Seni en çok denizde seviyorum
Makyajsız ve parfümsüz
Sen – kokunu seviyorum
Tuzlu tuzlu
Senden dolayı denizi seviyorum

Cennet

Gözlerimi kapatıp hafiflesem,
Kollarımı açıp yükselsem
Sonra Bodrum’un taştan bir tepesine uçup kurulsam
Tüm arkadaşlarım ve sevdiklerim yanıma gelse.
Rengârenk çiçekler açmış olsa bu kuru tepelerde
Rüzgar ile yasemin kokuları sarsa
Güneşi Yunan kardeşlerim tutsa, batmasa…
Gökyüzü masmavi olsa,
Gökkuşağı için yetecek kadar Güneş,
Denizi mutlu edecek kadar bulutsuz bir yağmur olsa
Bir kedimiz olsa etrafımızda bizlere sürünen,
Cıvıl cıvıl uçan kuşlar yanımızda bizden korkmasa…
Ve Senin sesin olsa kulaklarımda
Damla damla yüzüme sürünen
İşte bu kadarmış desen
Mutluluk
Desen ki
Her şey Bendim
Her zaman sendim.

Yeni Gün

Keşke her yağmurun ardından
böylesine güzel olsa
Karanlık bulutların arasından
aydın ışıklar içimize dolsa
göz yaşlarının üzerine
gülücükler kurusa
baharın son gülü
senden uzakta solsa

Neresi

Bir kedi olsam
Gelip yanıma oturur musun,
Nerdesin dediğim de
Orası olur musun,
Kalbimi versem eline
O olur musun,
Seni her öpüşümde
Ölsem ölsem dirilsem
Nerdesin dediğim de
Bir kedim olur musun?

Sessiz

Sessiz gitti diyecekler. Sessiz.
Sonra birisi bakacak ki,
her bir mısrada kitaplar var,
yazılıp silinmiş mektuplar…

Yanındayım

Gözlerini kapayıp uykuya daldığında, yanındayım
Üşüdüğünde battaniyeyi çekemiyorum
Ama nefesimle ordayım.
Dokunamıyorum
Ama gözyaşlarım damla damla
Bütün gün ayaklarının altındayım.
Görmesen de, yanındayım.

Aşk ve Kıskançlık

Ne kadar sıklıkla gelir yan yana
iki de görüş vardır karşı karşıya.

Seviyorsan kıskanırsın.
Kıskanıyorsan güvensizsin…

Yıllardır insanların “Kıskançlık” ile
kirlettiğini seyrettim Aşk kelimesini.
Şiirler yazdım aşk üzerine – aşık dediler
saygı duydum bu kelimeye.
Sonra öğrendim ki, Yaradan Aşkmış,
Daha fazla saygı istermiş.

Duydukça kızıyorum -artık- insanlara
kutsal bir kelimeyi lekelemelerine kıskançlık ile
Aşk sahiplenmek değildir.
tam tersi
en değerli kuşun kafesinin kapısını açmaktır,
bir daha görmemek üzere.
Umut beslememekdir.
Karşılık beklememektir.
Kalbini hem ısıtacak hem de yakacak olan ateşdir.

Yalandır Aşk
bırakamıyorsan,
sensiz mutlu olmasını kaldıramıyorsan,
Kıskanmak değil özlemektir Aşk.
Bir dakika da görmesen, On yılda
aynı şekilde özleyebilmektir
ve özlemini de tatlı bir gülümsemenin arkasına saklayabilmektir
bir siyah beyaz resmiyle kalbine çizebilmektir resmini
göğsünün sağ tarafındaki eksikliktir Aşk

Kıskançlık bencildir. Ben’dir.
sevginin sahtekarlığıdır.
Koşarak kaçın kıskanç insanlardan.
Tek taraflı sevmek ve tek taraflı üzülmek
iyidir tek taraflı aldatılmaktan.

Aşk ben değil, Sen`dir…